17 Haziran 2009 Çarşamba

Doktor-a

Allah, ne doktora ne de doktora ya düşürmesin insanı. Her ikisi de birbirinden can sıkıcı konular.

Gördüğünüz üzere, bir süredir, uzuun bir süredir yazı filan yazmamaktayım. Bu kabızlığın sebebi çok çeşitli olmakla beraber, aslen vaktimin hiçirşeye yetmemesi gibi bir gerçekle de yüzleşmekteyim. Bu vakitsizliğin sebepleri, geçtiğimiz dönem içerisinde yüksek lisans defterini kapatmak üzere tez yazmış olmam, ezik durması gereken bir tez öğrencisi olmadığım için türlü kapris ve sıkıntılarla uğraşmam, üzerine isteğim dışında ara vermeksizin başlayan doktora süreci, ve doktoranın ilk döneminde alınan iki dersten birisinin kifayetsiz bir hoca tarafından verilen bir ders olması (ki o dersi almaktan başka bir çareminde olmayışı) ve diğer dersin yükünü kaldırabilmişken bende ve çevremde başlayan çeşitli sağlık sorunları nedeniyle doktorlarla ve hastanelerle kesişen bir süreç şeklinde sıralanabilir.

Ha tabi bu bahaneler arasına, iş seyahatlerimi de eklemek lazım ama hayatımın ana sponsoru olduğu için işyerim bir mazeret olmuyor. Lakin lüzumsuz ilişkiler, lüzumsuz hareketler can sıkabiliyor, keyifsiz olunca da yazı yazılmıyor.

Bahane çok, yazı yok diyenler, sözüm size.. Yazılar bol, kağıtlara, defterlere yazdım bir kısmını, gerek mekan değerlendirmeleri, gerek seyahat yazıları. Dün itibariyle -a ile biten büyük bahanemi hayatımdan çıkarmaya da karar verdim. Bundan sonra, sağlık konuları can sıkmadığı sürece yazmaya çalışacağım.

sözüm söz :)

2 yorum:

  1. Ve ben de sadık bir okuyucu olarak sözünüzün takipçisi olacağım efendim. Beklemedeyim.
    YanıtlaSil
  2. :)

    Yazının Kıl Olduklarım kategorisinde olmasına dikkat çekerim :D
    YanıtlaSil