29 Haziran 2009 Pazartesi

Mavi Yolcunun Rehberi

Mavi yolculuk, ahşap guletlerle, bare boat / kotra denilen yelkenlilerle veya motorlu teknelerle, Akdeniz ve Ege koylarında yapılan keyifli bir tatil çeşididir. Niyetim ileriki zamanlarda, 5 yıldır çıkıyor olduğum mavi yolculuklardan edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak yönünde. İlk olarak eşimle beraber, bu seneki mavi yolculuk ekibimizde yeralan ve daha önce mavi yolculuk deneyimi olmayan arkadaşlarımıza yönelik hazırladığımız bu yazıda, mavi yolculuğa gidecek olanların en temel soruları olan Yanıma ne alacağım? ve Tekne kuralları konularını açıklığa kavuşturalım istedik.

Giderken

1. Yanınıza bol bol tişört, mayo ve şort alın. Teknede yatıp yuvarlanıp, kalkıp denize girip, sonra yeniden yatıp yuvarlanaksın. Akşam yemeklerinde göz kamaştıracağım, çeşitli elbiseler getiririm diyorsan, tebrik ederiz.


2. Gece yıldızların altında uyumak isteyenler için, gece yarısı teknenin üzerine düşen çiğ sebebi ile kafayı üşütmemek için, uzun kollu penyeler ve penye bereler alınması önerilir. Sonrasında kafam dondu demeyin :)


3. Yüzme gözlüğü, maske ve şnorkel, mavi yolculukların deniz mavisinin içini görmek için şart. Renkli balıklar, deniz yıldızları, kayaların arasında öyle takılıyorlar. Durulan koylarda onları izlemek, her farklı renkte canlı gördüğünde kafayı sudan kaldırıp "aha kırmızı deniz şeysi" "aha mavilisi de var" diye etrafa haber vermek, güzel bir aktivitedir, önemlidir. Karadan edinilebilecek uzun bir sopa ile patlatacağınız deniz kestanelerine üşüşen envai çeşit yaratık (balıkların yanısıra rengarenk çiyanlar da mevcut tabi) ile gün boyu cebelleştikten ve hepsini gördükten sonra, gece denize girmek konusunda pek o kadar hevesli olunmayabilir, benden söylemesi.


4. Tekne yol alırken rüzgarda ben malzemelerimi iyi koruyamam diyorsanız, gözlük, maske ve şnorkelin yedeklerini de almayı unutmayın

5. Teknede yalın
ayak dolaşılır ama başı kabak dolaşılmaz. Kafaya güneş geçer alimallah, şapkanızı yanınızda bulundurun. Tekne, özellikle seyir halinde iken (sizin manzarayı seyriniz değil, teknenin deniz üzerinde hareket halinde oluşu, seyrü sefer) çeşitli yönlerden rüzgar alabilir. Onun için şapkanıza mukayyet olun, hatta mümkünse yedek şapkanızı bavulda bulundurun.

6. Gözlerinizi güneşten korumak istediğiniz durumda güneş gözlüklerinizi de yanınıza almayı ihmal etmeyin.

7. Gözlük kullananlar için, deniz altındaki renkli balıkları net görmek istiyorsanız, yanınıza lensleriniz almayı ya da numaralı yüzme gözlüklerinizi almayı unutmayın!


8. Palet takmanız şart olmasa da guletle tekne tatilinin ana ilkesi olan tembellik adına, denizde minimum enerji harcamak adına gereklidir.


9. Deniz ayakkabısı. Şart değil, ama koyda tekneden atladıktan sonra karaya yüzünce, karaya adım atabilmenizin iki yolu var: Paletleriniz ayağınızda olacak, geri geri çıkacaksınız; veya deniz ayakkabısı denen nane ayağınızda olacak, evrimin denizden karaya doğru büyük adımlarını gururla tekrarlayacaksınız.. Hele ki karaya ayak bastıktan sonra az gerideki ağaçlara, sahilimsi boyundaki taşlara kabuklara filan meraklanırsanız, karada paletle dolaşma teknolojisi henüz gelişmediğinden ya her adımda hoplaya zıplaya evine girmiş pembe panter edasıyla dolaşacaksınız, ya da ayağınızda deniz ayakkabıları, muzaffer bir komutan edasıyla karayı keşfe çıkacaksınız. Bu meretlerle de yüzmesi biraz zor oluyor, demedi demeyin..


10. Fotoğraf makinası. Her ne kadar hemen herkes fotoğraf makinası getiriyor olsa da, yine de elinizin altında bir fotoğraf makinası olması fena olmaz.. Su altı fotoğraf makinası, teknede şefkatlari toplamanıza vesiledir... Yolculuk dönüşü tüm fotoları birleştirip paylaşmak ve sonra bir yıl boyunca fotoğraflara da bakarak teknedeki gibi gargara yapmak, güzeldir, zevkle yapılır...


11. Güneşten korunmak için, başlangıç için 50+, sonrasında kullanmak için 30 ve/veya daha düşük faktörlü güneş kremlerinin yanınızda olması, gün boyu denizde ve teknede sizi koruyacaktır. Bunun yanında akşam duştan sonra kullanmak üzere, güneş sonrası nemlendiricinin olması da gün boyu aldığınız güneş ışınlarının etkisini azaltarak sizi rahatlatacaktır.

12.
Teknede genellikle herkes için birer banyo havlusu bulunur. Bulunmayan teknelere de rastladığımız olmuştu. Bu bağlamda hem sürekli denize girip çıktığınızda kurulanacağınız, hem de banyodan sonra kurulanacağınız toplamda 2 havluya ihtiyaç duyarsınız. Sürekli suda olduğumuz için bizim tercihimiz kişi başı 2'şer adet güneşlenme havlusu götürmekten yana :) Havlular ağır geliyor derseniz, birinin yerine peştemal de alabilirsiniz? Ha akşam yemeğine tuvalet giyip gelenle bir olur, sizi de tebrik ederiz, o ayrı :)

13. Uzun saçlı bayanlar için; teknede genellikle baş havlusu bulunmamaktadır. Bu sebeple yanınızda bir de küçük baş havlusu almakta fayda vardır.


14. Bayanlar için; sürekli suda olunduğundan her suya girişten sonra banyo yapılamadığı için, saçlarınızın keçeleşmesini önlemek adına saç kremi kullanabilirsiniz. Tekne kenarında tatlı su ile tuzlu suyunuzu akıttıktan sonra, mayonuzu değiştirmek için kabine indiğinizde saçlarınıza da krem sürüp yukarı çıkmak çok pratik olmaktadır.

Teknede


1. Kaptan. Teknenin belediye başkanı. Kaptanın teknesinde misafir olmamızın yanısıra, herhangi bir durumda teknedeki herkesin başıdır, yönetenidir, kural koyucusudur.
Onun haricinde guletlerde genelde bir gemici ve bir aşçı bulunur. Gemicilere miço demeyin, miço bu işe ilk başlayan, en amele kişilerdir, gemiciler kaptan yarısı gibi bir mertebeye yükselmiş olduklarından miço yakıştırmasına bozulurlar.

2. Kıç. Teknenin gidiş yönüne göre arka kısmının adıdır. Bir organımız değildir, tekneye hakaret edilmemektedir, sadece bir yer tarifi yapılmaktadır. Burada teknenin bir merdiveni vardır, limanlarda tekne kıçtan bağlanır ve bu merdiven iskeleye indirilir ki karadan yürüyerek tekneye binilebilsin.

3. Kamaralar. Çift kişilik yatağa sahip, banyosu ve tuvaleti içerisinde, deniz manzaralı küçük bir penceresi olan, iki kişilik odacıklar.. Bizim kamara kullanımımız, eşyalarımızı koymak, üst baş değiştirmek, tuvalet ve banyo amaçlı olur, uyumak için açık havayı tercih ederiz.


4. Kamara ve banyo ışıklarını, içerideyken açın (bu kısmı kolay), dışarı çıkarken de kapalı olduğundan emin olun. Gezinin ortasında akü bittiği için başka bir tekneden yardım beklemek, arkada rahat rahat yatıp bira içmeye tercih edilmez. Bence...


5. Karadan tekneye çıkılırken, ayakkabılar çıkartılarak sepete konulur. E bir hafta boyunca oralarda yatıp yuvarlanacağız, o sebepten teknede ayakkabı ile dolaşılmaz. Yine tekneden karaya çıkarken, sepetten ayakkabı alınır, merdiven başında giyilip gidilir.


6. Teknede yalınayak dolaşılır da, teknenin dış yüzeyinde ıslak ayakla yere basılabilecek iken iç yüzeyleri ıslak ayakla kayganlaşır, içeriye girmeden ayak altını kurutmakta fayda var. Her zaman hafif hafif sallanacak olan teknede, bir de ayağınız kaymasın, teknede iç mekanlara girerken tutunun. Yapılmayan bir öneridir, onun için yineleyeceğim: İç mekanlara girerken tutunun yahu, düşersiniz.. Bir de iç mekan
lar o kadar yüksek değildir, özellikle eşiklerde kafanıza dikkat edin (uzun boylular sözüm size).

7. Teknenin kapalı alanlarında sigara içmek yasaktır. Bu, yeni kanunumuzla ilgili değildir, komple ahşap olan bir teknede, kamarada filan sigara içerken etrafı yakmayasın diye konulmuş bir kural. "Yok kardeşim, ben tuvalette içerim" diyorsanız, lise çağında babanızın evinde içer gibi kaptandan ve mürettebattan gizli içmeniz gerek. Bir de sağı solu yakmamaya ekstra özen göstermek gerek, sonra "bi tekne dolusu okumuş adamdılar, ama tekneyi yakıp gittiler" demesinler arkamızdan..

8. Teknenin bir merdiveni de sağ tarafında (sağ: sancak, sol: iskele) bulunur. Denize atlamadan girenler (mesela ben), paleti, maskeyi, şnorkeli elinize alıp, buradan denize inebilirsiniz. Merdivenden inildiğinde ayak bileğinde bir su seviyesi olacak, sonrasında ister oraya oturup serin sulara bırakın bünyeyi, isterseniz artık atlanabilir bir mesafe diyerek atlayın. Denize nasıl girmiş olursanız olun, tekneye çıkışın bir yolu var, oda bu merdiven :). Aynı zamanda bu merdivende duş teknolojisi de bulunmakta. Efendim, tekne aksamında tuzlu izler bırakmamak, dolayısıyla zarar vermemek için denizden çıkarken, bu merdivende duşumuzu alıyoruz. Bu sayede 5 dakikada kuruyacak olan bünyede kaşınma ve tuzlu tuzlu yanıp abuk sabuk izlere sahip olma gibi gereksiz işlerden de kişiyi uzak tutar.


9. Deniz merdiveninin bir başka görevi daha vardır, önemli bir görev. Tekne seyir halinde iken bu merdiven yukarıya çekilir, buraya kadar tamam. Ama, denize girebileceğimiz zamanı da bu merdiven gösterir. Şöyle ki bir koya girdik, sıcaktan kavrulduk. Koyda fıstık gibi, cam gibi deniz. Kaptan teknenin kıçını karaya verdi, geri geri gidiyor. O arada gemici atladı motora, teknenin kıç tarafındaki ipleri bağlamak üzere karaya doğru götürüyor. Tekne kıçtan karaya bağlandı, şimdi teknedeki halatların boşluğu alınıyor, halatlar geriliyor. İyice gerildi, bu sefer önden atılan demirin payı toplanıyor. Bir koşturmaca, bir nümayiş.. Bittiğinde, motor durdurulur, kaptan bir daha kontrol eder, sonra da merdiven aşağıya salınır. Bu denize girebilirsiniz demektir, buyrun serin sulara.. Motor çalışırken denize girmeyin, siz denizde iken motor çalıştırılırsa (hangi tekne olursa olsun) teknenin arkasından uzaklaşın. Yüzerken, demirlemiş diğer teknelerin uzağından geçin, özellikle kıç tarafından uzak dolanın. Yüzerken tekne görürseniz, durun bir bakın, sabit mi, hareket halinde mi, motoru açık mı, ne yöne gidiyor kestirin, sonra güvenli bir şekilde ister yüzün, ister dalın.


10. Bir üstte anlattığım demirleme hadisesinin benzeri, limana yanaşırken de yaşanır. Bu demirleme ve demir alma işlemleri sırasında, kıçtaki halatlardan ve baştaki demirden uzak, koşturan mürettebatın yoluna çıkmadan, yatıp yuvarlanmak lazım. Yakarsın bi cigara, açarsın bi bira, az sonra gireceğin denize bakarsın, ortağınla gargara yaparsın, olmadı daha erken diyip masaya oturur, beşe basmalı pişti atmaya başlarsın.


11. Paletler ve sair deniz malzemesi için, başta ortak bir yer belirlenir (kaptana sorulur), hepsi bir arada orada durur. Genelde, deniz merdiveninin olduğu yerde, burnun başladığı yerde konulur. Bu malzemeyi de denizden çıkarken alınan duş esnasında tatlı suya tutmak gerek, hem güneş altında tuzlu kavrulmasınlar, hem de tuzlu suyu taşımasınlar diye.


12. Tekne, özellikle seyir halinde iken (sizin manzarayı seyriniz değil, teknenin deniz üzerinde hareket halinde oluşu, seyrü sefer) çeşitli yönlerden rüzgar alabilir. Onun için etrafta uçabilecek şeyler bırakmayın. Havlu, mayo vesair eşyaları iyi bağlayın, gözlük, şnorkel, palet gibi eşyaların uçmayacak konumda olduğuna bakın, kağıt, gazete, iskambil vb malzemeye bakın.
Özetle tüm malzemeleri sıkıştırıp, uçmamasını sağlayın, teknede senin benim olmaz :)

13. Kuruması gereken havlu, mayo, don, atlet, tişört vb eşyalar için, teknenin burnunda ipler bulunur. Eşyalar mandalla bu iplere asılabilir, ama yine de ip etrafında bir tur bağlamak, ani çıkacak bir rüzgara karşı iyi bir önlemdir, sonra mayosuz kalırsınız alimallah..


14. Kamaralarda eşya düzeniniz de önemlidir. Teknenin seyir halindeki sallanması ile eşyalarınız dökülebilir, düşebilir. Genellikle odalar buna göre dizayn edilmiş olur, kapaklı dolaplar filan bulunur. Ama mesela şampuan, parfüm, kolonya vb şişemsi malzemeleri dik olarak dizdi iseniz, teknenin ilk hareketinde hepsi devrilir, dökülür.


15. Tekne seyir halinde iken, sizde bir tarafa geçin ve manzarayı seyir halinde olun. Dolaptan bira alacaksanız, dalgalarla sallanan teknede düşmenizi istemeyiz, sağa sola tutunarak yürüyün. Bir de herkes ayrı ayrı bira almaya gitmez, gitmişken bize de getirin ;)


16. Teknede yemek, bir toplu aktivitedir. Herkes uzun sofraya oturur, yemekler dağıtılır ve yemek başlar. Yemek vakitleri ve teknenin hareket vakitleri birbiriyle örtüşür. Hareket
halindeki teknede yemek pişemeyeceği gibi, bulaşıkta yıkanmaz. Bu sebeple, yemek vakitlerine uymakta fayda vardır, sonra bütün günün planı kayabilir. Guletlerle çıkılan mavi yolculuklarda 4 öğün yemek verilir. Kahvaltı, öğlen yemeği, 5 çayı, akşam yemeği. Akşam yemeği içkilerle uzar, koyu muhabbetleri doğurur, eğlencelidir. Bütün günün yorgunluğu ile bünyeler uykuya meyleder. Dolayısıyla, belli bir saatten sonra çevreyi çok da rahatsız etmemek gerekir.

17. Tekne, genellikle günde iki veya üç sefer yol alır. Kahvaltı zamanı, öğle yemeği zamanı ve öğleden sonra, yer değiştirmeler için kullanılır.

Şimdilik bu kadar, gerisini yaşayarak öğrenirsiniz artık :)
Biz şimdiden heyecanlıyız, ekibimiz güzel, teknemiz güzel, umarız herşey güzel geçer ve güzel bir tatil geçiririz :) Sadun Boro'un dediği gibi, rüzgarımız kolayımıza, denizimiz sakin, neşemiz daim olsun.

0 yorum:

Yorum Gönder