Yetmiyorum/Yetemiyorum.
Modern hayatın getirdiklerine yetemiyorum..
İş. Ekmek kapısı. Ha bu satırdan sonra yazılacakların hepsinin yapılabilmesini sağlayan kalem. O sebeple en çok yoran ve en çok zaman alan kalem. bağımlılığı yüksek olan, ama vazgeçilemeyen kalem.
Ev işleri.. Yemektir, alışveriştir, ikramdır, evin düzeni, bitki sulanması, çöpün boşalması, çamaşırın yıkanması en azından kurutma makinesinin suyunun boşaltılması, vesaire vesaire...
Okul... üç ders. her hoca sanki bölümde asistanmışsın, sanki başka hiçbir işin yokmuş gibi iş yükler. Kimi kaprisli, kimine ben kapris yaparım. derse gitmesi, okumaları, ödevleri, araştırmaları, vesaire, vesaire...
Arkadaşlar... Herbiri ayrı özen ister.. Herbiri bilir, sever beni, aksi durumdakiler bu konumda değil zaten. Ama yine de, herbirine ayrı ihtimam göstermek gerek, herbirine ayrı ilgi, alaka..
Anne-baba... Sağlık durumları, ziyaretler, hal hatır sormalar, en önemlisi özleyip te aramalar.. Ama yorgun da olsan, yoğun da olsan, aranmayı bekleyen iki insan..
Sosyal kaygılar... sinemadır, kültürdür, cuma akşamı dışarı çıkma arzusudur, yeni doğan ziyaretidir, ev taşınması hayırlamasıdır, odur budur şudur, vesaire vesaire..
E ne kaldı geriye? Hobi, spor, kişisel ilgi alanları??? Geçmiş olsun. yapabildi isen, yukarıdakilerin en az bir ikisini yapamamışsın demektir, o da geri döner sana patlar. Şimdiden geçmiş olsun...
Olmuyor.. Bir kişilik hayat ile, yetişemiyorum. Hesapladım, klonlama ile bölünsem, en az 8 tane ben gerek. Bu serzeniş, Barış Manço'nun "hıyar" şarkısı gibi oldu niyese.
Niyese...
Pardus'un Geleceği Çalıştayı
7 saat önce